Webrazzi's notes

View: Full | Compact

Bugün Facebook hesabımda gördüğüm bildirimin Mark Zuckerberg’den geliyor olmasıyla Facebook Blog’a yönlendim. Facebook’un kurucusu olarak bildiğimiz Mark Zuckerberg, söz konusu blog yazısında sonuna geldiğimiz yılın küçük bir değerlendirmesini yapıp, memnuniyetini aktarırken gelecek dönem için de bazı açıklamalarda bulunmuş.

İlk çıkışından bu yana 5 yılı geride bırakan Facebook, son yıllarda yakaladığı yükselişle gerçekten daha paylaşımcı ve daha etkileşimli bir sosyal web yaratarak hayatımızda önemli bir yer tutmaya başladı. Ancak Zuckerberg’in de bu konuda teşekkürlerini sunduğu 350 milyonu aşan Facebook sakini, bu hızlı büyüme içinde güvenlik ve gizlilik konularında belirgin hassasiyetler yaşar oldu.

Tüm Facebook kullanıcılarının %50’sinin bölgesel ağlara katılmış olduğunu belirten Zuckerberg, ilk zamanlardan bu yana Facebook kullanıcılarının paylaşım gizliliğini önemsediklerini söylese de, ciddi adımları belli bir zaman sonra atmaya başladı. Şimdilerde bazı bölgesel ağların milyonları bulan üyeleri olsa da yeni düşünülen sisteme göre bölgesel ağlar birkaç hafta içinde kaldırılıyor olacak. Gizlilik ve paylaşım seçeneklerinin de basit ve etkin olacağını belirten Zuckerberg, temmuz ayında aktarılan plan üzerinde çalıştıklarının da somut göstergesini sunmuş oluyor.

Bölgesel ağların kaldırılmasının yanında özel sayfalar ve gruplar için gizlilik seçeneklerini de düzenlemekte olan Facebook, paylaşım ve etkileşimi daha basit, güvenli ve yoğun olan küresel bir ağ hedefliyor. Üye sayısı açısından 3. sırada (bkz: 7 ay öncesi) olduğumuz Facebook’ta, uygulamalara gösterdiğimiz ilgi ve yükselen diğer istatistiklerimizin yeni düzende nasıl değişeceğini merakla izliyorum*.

*Bu noktada Hasan’ın Facebook’un geleceğine dair düşüncelerine de göz atmanızda fayda var.

Bu yazı Fırat DEMİREL tarafından yazılmış olup Webrazzi.com'da yayınlanmıştır.
Sponsorlarımız: Virgül l ReklamStore l SadeceHosting l Sendloop.com l Daha.Net Hosting
Webrazzi'ye sponsor olmak ister misiniz?






Twitter‘ın yaratıcısı ve şu anki Yönetim Kurulu Başkanı Jack Dorsey tarafından hayata geçirilen Square sürekli sözünü ettiğimiz mobil internetin gelecek kurgusu resmine bir fırça darbesi daha atmış oldu.

iPhone’lara takılan küçük bir cihaz ile kredi kartı ödemesi alabilen Square’in beta olarak yayına alınmış olan web sitesinden genel olarak girişim hakkında fikir alabilirsiniz.

Dünyanın tüm yaratıcı fikriyle gurur duyan girişimcilerine örnek olması gerektiğine inandığım Square ile mikro ödemeler, yani 60 dolara kadar olan ödemeler, hiçbir aylık ödeme ya da sözleşme gerekmeden tahsil edilebiliyor.

iPhone’un kulaklık girişine takılan kredi kartı manyetik okuyucusu ile çalışan ve kendi yazılımı sayesinde hem satıcı hem de alıcılar için kolay bir kullanım sunan Square, aynı zamanda yapılan her işlemden 0.01 doları da müşterinin istediği bir kuruma bağışlıyor.

Yapılan alışveriş sonrasında faturayı müşterinin tercihine göre cep telefonuna ya da e-posta adresine gönderme seçeneği sunan Square, kullanıcıların sürekli alışveriş yaptıkları yerlerden dönemsel promosyonlar kazanmalarına da imkan sağlıyor. 5 kahve alana bir kahve bedava tarzı uygulamaları kullanıcılar Square ile rahatlıkla takip edebiliyor ve hem müşteriler hem de mekanlar için süreç fazlasıyla kolaylaşırıyor.

Square üzerinden kullanıcıların bir alıcı hesabı açmaları durumunda çok daha hızlı alışveriş yapabildikleri servis şu anda Amerika’da bazı mekanlarda deneniyor. Bununla ilgili TechCrunch‘dan MG Siegler’in Square’in kurucusu Jack Dorsey ile gerçekleştirdiği röportajı ve örnek satın alma uygulamasını aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz. Videonun 01:37 dakikasına atlarsanız direkt örnek satın almayı izleyebilirsiniz.

Bu yazı Arda Kutsal tarafından yazılmış olup Webrazzi.com'da yayınlanmıştır.
Sponsorlarımız: Virgül l ReklamStore l SadeceHosting l Sendloop.com l Daha.Net Hosting
Webrazzi'ye sponsor olmak ister misiniz?






Google’ın her yıl geleneksel hale getirdiği Zeitgeist listesi bugün 2009 yılına özel olarak açıklandı. Google’da en çok aranan kelimelerin listelendiği Zeitgeist’ın 2009 versiyonunda listede Michael Jackson en üst sırayı alırken, İspanyol sosyal ağ sitesi Tuenti ve Facebook onu tekip etti. Sosyal medyanın nabzının attığı Twitter listede 4. sırada yer alırken, Türkiye’deki Google kullanımı ve genç kesimin etkisini ortaya koyan bir isim de listede 5. sırada yer aldı. Sanalika!

Kurulduğu günlerde Webrazzi’de de haberini yaptığımız sanal dünya uygulaması Sanalika, özellikle genç kesimin yoğun ilgisi ve ülkemizdeki Google kullanım alışkanlıkları sebebiyle tüm dünya genelinde 2009′un en çok yükseliş gösteren arama kelimeleri arasında Facebook ve Twitter ile birlikte kendisine yer buldu. Sanalika’yı yeni nesil vampir filmi Twilight’ın ikinci bölümü Yeni Ay (New Moon), pop şarkıcısı Lady Gaga ve Microsoft’un yeni işletim sistemi Windows 7 takip ediyor.

Zeitgeist’in diğer bölümlerinde de Türk girişimlerin isimlerine rastlamak mümkün. Spor kategorisinde en çok yükselen arama kelimeleri arasında Real Madrid, US Open ve UFC anahtar kelimelerini popüler spor sitesi “Sahadan” takip ediyor. Global sıralamada bir önceki yıla kıyasla en büyük düşüşü yaşayan kelimeler arasında da popüler flash oyun sitesi “Kral Oyun” göze çarpıyor. Bu listede dönemsel organizasyonlar olan Beijing 2008, Euro 2008 ile birlikte geçen yıl hayatını kaybeden Heath Ledger ve dönemin en popüler isimleri Barack Obama ve Amy Winehouse yer alıyor.

Google Zeitgeist 2009 ile ilgili detayları resmi sitesinden inceleyebilirsiniz. Ülkelere göre detaylı analizlere de yer verilen sayfalarda Türkiye neden özel olarak bölgesel veriler arasında incelenmemiş onu da oldukça merak ettiğimi belirtmek isterim. Tayvan, Panama gibi ülkeler varken global internet istatistiklerini birebir etkileyen Türkiye’nin bu kapsamda özel olarak incelenmesi gerektiğini düşünüyorum.

Bu yazı Arda Kutsal tarafından yazılmış olup Webrazzi.com'da yayınlanmıştır.
Sponsorlarımız: Virgül l ReklamStore l SadeceHosting l Sendloop.com l Daha.Net Hosting
Webrazzi'ye sponsor olmak ister misiniz?






Geçtiğimiz günlerde Webrazzi.TV için Sahibinden.com ofisindeydik. Sahibinden.com Yönetim Kurulu Üyesi Mert Aksoy ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Şirket hakkında detaylı istatistiksel bilgilerin yanında, Sahibinden.com ofisinden görüntüler de videomuzda ilginizi çekecektir.

Röportajımızı direkt Webrazzi.TV’den izlemek isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.

Bu yazı Ali Altuğ Koca tarafından yazılmış olup Webrazzi.com'da yayınlanmıştır.
Sponsorlarımız: Virgül l ReklamStore l SadeceHosting l Sendloop.com l Daha.Net Hosting
Webrazzi'ye sponsor olmak ister misiniz?






Açıklama: Yusuf İbili Ukrayna’da E-Ticaret projeleri geliştirmektedir ve NeOkuyorsun.com İş Geliştirme Sorumlusudur. Bu yazısı konuk yazar olarak Webrazzi’de yayınlanmıştır.

Arda Kutsal’ın Notu: Türk internet girişimcilerinin global pazarlardaki fırsatları değerlendirebilmeleri için bu tür ülke dosyalarına Webrazzi’de daha sık yer vermeye karar verdik ve Yusuf İbili’nin katkılarıyla bu sefer dikkatimizi Ukrayna pazarına yönlendirdik. Bu ve bunun gibi pazar analizlerini önümüzdeki dönemlerde farklı ülkeler için de tekrarlıyor olacağız.

Ukrayna’ya Genel Bakış

Toplam nüfusu 46 milyondan fazla ve bayan nüfusu 26 milyon civarında. Okuma-Yazma %99.7 ve İşsizlik %2.4 civarında. Genç nüfus oranı yüksek. Üniversite okumak için çok ağır şartları yok ve yıllık harçları düşük. Resmi dilleri Ukraynaca. Fakat halkın neredeyse hepsi Rusça da konuşabiliyor. Türkiye’ye nazaran İngilizce bilen kişi sayısı Ukrayna’da az.

Ukrayna’daki yaşama baktığımızda ise; doğal gaz, elektrik, su, yeme-içme, petrol (benzin, dizel) vb. temel ihtiyaçlar ülkemize göre çok düşük maliyetlerde. Devlet tarafından belirlenen asgari ücret 699 UAH (1 TL = 5.4 UAH) Bu yüzden şirketleşmeye gittiğinizde Ukrayna’da düşük maliyetlerde işçi çalıştırmanız mümkün. Halkın geneline baktığımızda ortalama maaş $240-$300 arasında.

Ukrayna’daki nüfus artışı geriye doğru gidiyor. Yıllık nüfus artışı -1000 civarında. Fakat çalışanların ve ülkenin gelirlerine baktığımızda artış devam ediyor. Devletin nüfus artışını sağlamak için çalışmaları var. Evlenen çiftlere verilen yardımlar, çocuk sahibi olan çiftlere yardımlar vb. konuma göre birçok çeşit mevcut.

2012 Avrupa Futbol Şampiyonası ev sahipleri arasında. Polonya ile ortaklaşa düzenlenmekte. Final maçı Ukrayna’nın başkenti Kiev’de Olimpiyat Stadı’nda oynanacak. Bu organizasyonun getirdiği birçok fırsat bulunmakta.

Ukrayna İnternet Pazarına Genel Bakış

Ukrayna’da popüler veya trafiğe sahip olan birçok sitenin aslında Rusya kaynaklı olduğunu görüyoruz. Zamanla Ukrayna’daki açığı kapatmak için Rus siteleri kendilerini bu gelişmelere göre konumlandırmışlar. Sebebi ise bahsettiğim gibi halkın Rusça okuma-yazma bilmesidir.

2001-2008 yılları içerisinde CIS ülkelerindeki internet büyüme oranı %400 iken Ukrayna’daki büyüme %2500 civarındadır. 2008 yılında Ukrayna’da Online Reklamcılık için harcanan para 23 Milyon $
Skype kullanıcı sayısı 4 Milyon. Her ay 200 Binden fazla kullanıcı kayıt olmaktadır.

Bigmir.net’in Ekim Ayı için hazırladığı rapora göre;

  • Ukrayna’daki toplam internet kullanıcı sayısı: 13 Milyon 138 Bin (Eylül ayındaki rakam: 12 Milyon 338 Bin)
  • İnternet nüfusu ağırlıklı olarak 8 bölgede toplanmış. Kiev şehri %58.8 ile en yüksek orana sahip.
  • Ekim ayında internette harcanan toplam süre: 4 Milyar 538 Milyon 358 Bin dakika.
  • Arama motoru kullanımı: %62 Google, %28 Yandex ve %4 Mail.ru ilk 3’ü oluşturuyor. Fakat sadece Ukraynalı kullanıcılara baktığımızda ise Google’ın kullanım oranı %75 civarında.
  • Arama motorlarında ne aradıklarına bakarsak, ilk 30 içerisinde en çok otomobil ve ilgili içeriklerin arandığını görüyoruz. Genel olarak baktığımızda en çok aranan kelimelerin listeleme sitelerine ulaştığını görebiliriz. (Otomobil, emlak, iş Portalları vb.)

Sosyal Ağlar’daki Penetrasyon

Vkontakte.ru (vk.com)

Toplam kullanıcı sayısı: 46 Milyon, Ukraynalı kullanıcı sayısı: 5 Milyon (her saniye 1 kullanıcı kayıt oluyor)

Odnoklassniki.ru

Toplam kullanıcı sayısı: 40 Milyon, Ukraynalı kullanıcı sayısı: 2.1 Milyon

Twitter

Toplam kullanıcı sayısı: 50 Milyon, Ukraynalı kullanıcı sayısı: 25 Bin

Facebook

Toplam kullanıcı sayısı: 288 Milyon, Ukraynalı kullanıcı sayısı: 175 Bin

Ukr.net

Toplam kullanıcı sayısı: 4 Milyon, Ukraynalı kullanıcı sayısı: 3.5 Milyon

Livejournal

Toplam kullanıcı sayısı: 23 Milyon, Ukraynalı kullanıcı sayısı: 3.5 Milyon

E-Ticaret’e Genel Bakış

Kredi Kartı Sayısı

Tarih En az 1 işlem Aktif, süresi bitmemiş 01.10.2008 – 31.12.2008 38.5 Milyon 45.3 Milyon 01.01.2009 – 31.03.2009 30.6 Milyon 44 Milyon 01.04.2009 – 31.06.2009 29.6 Milyon 44.3 Milyon

Kaynak: Ukrayna Ulusal Bankası (NBU)

Web Money

Grafik: Yıllara göre UAH işlem hacmi ve turnover oranı.

  • 2008 yılı içerisinde Web Money üzerinden 1 Milyon 370 Bin kayıtlı kullanıcı tarafından 700 Milyon UAH işlem hacmi yapıldı.
  • Minimum 100 ve üzeri işlem yapmış kullanıcı sayısı, Kiev: 62.000 Ukrayna: 255.000
  • Web Money erişim noktaları, Kiev: 3681 Ukrayna: 15,756
  • Komisyon oranı işlem başına %0.8 ve paranın hesaba geçmesi 1 iş günü.

Portmone

  • Aylık gerçekleşen işlem sayısı: 500.000
  • Paypal gibi çalışmıyorlar. Ödeme yapmak için kayıt olmak gerekmiyor ve tüm kredi kartlarını ile ödeme yapılabiliyor.
  • Komisyon oranları %4 ile %5 arasında satılan ürün grubuna göre değişiyor.
  • Paranın hesaba geçmesi maksimum 2-3 iş günü sürüyor.
  • Yüksek iş hacmine ulaşılır ise komisyon oranlarında tekrar düzenleme yapılıyor.
  • 3D Secure (opsiyonel) kullanımı mevcut. Ödeme ekranı için kendi arabirim tasarımınızı yapabiliyorsunuz.

Portmone Kullanıcı Penetrasyonu

  • %81 Erkek, %19 Bayan
  • Yaş aralığı; 24-32: %32, 30-35: %30, 36-40: %12
  • %66 Evli, %29 Bekar
  • %33′ü çocuk sahibi değil. %20’si 1-5 yaş aralığında çocuk sahibi
  • %37’si Kıdemli/Müdür, %24′ü Profesyonel/Uzman/Yönetici, %15′i İş Yeri Sahibi, %11′i Mühendis
  • %24′ü Ukrayna’nın en büyük şirketlerinde ve %23′ü uluslararası şirketlerde çalışıyor
  • %64′ünün kendi dairesi var, %15′i kiralık bir dairede oturuyor
  • %90′ı her gün internete giriyor.

Genel olarak baktığımızda ise;

  • Erkeklerin gelir durumu: 700-1500 $
  • Bayanların gelir durumu: 300-700 $

Mobil Penetrasyon

  • 2009 Eylül mobil kullanıcı sayısı: 55.5 Milyon (Ağustos ayına göre %70.4 artış)
  • UKR Telekom (UMTS) raporlarına göre Eylül ayında internete cep telefonundan erişim %50 arttı.
  • 3. çeyrekte Ukrayna’da satılan cep telefon sayısı: 1.21 Milyon adet. (2008′e göre %30 artış)
  • Ukrayna’daki aktif mobil kullanıcı sayısı: 30 Milyon. Kiev’deki penetrasyon ise 16-55 yaş arası bireylerin %97’si cep telefonu kullanıyor. %19′u ise her gün internete mobil olarak (da) giriyor.
  • İnternet sağlayacılarının gelirleri Temmuz ayında 1.8 Milyar UAH (2008’e göre %44 artış) Toplam kazançları ise 999.7 Milyon UAH (2008’e göre %80 artış)
  • Mobil operatörler Eylül ayından sonra İnternet Sağlayıcısı konumunda yatırımlara başladı. Devlet, desteklemek adına 3G (15 yıllık Lisans, yenileme) ihalesini 400 milyon UAH’dan açıyor. Ayrıca teşvik olarak 25 MHz Spectrum Radyo Sinyali hediye ediyor.
  • Mobil Operatörlerin Temmuz-Ağustos ayındaki kazancı 18.6 Milyar UAH (2008′e göre %5 artış)

Ukrayna İnternet Pazarına Genel Bakış

Ukrayna’da popüler veya trafiğe sahip olan birçok sitenin aslında Rusya kaynaklı olduğunu görüyoruz. Zamanla Ukrayna’daki açığı kapatmak için Rus siteleri kendilerini bu gelişmelere göre konumlandırmışlar. Sebebi ise bahsettiğim gibi halkın Rusça okuma-yazma bilmesidir.

2001-2008 yılları içerisinde CIS ülkelerindeki internet büyüme oranı %400 iken Ukrayna’daki büyüme %2500 civarındadır. 2008 yılında Ukrayna’da Online Reklamcılık için harcanan para 23 Milyon $
Skype kullanıcı sayısı 4 Milyon. Her ay 200 Binden fazla kullanıcı kayıt olmaktadır.

Bigmir.net’in Ekim Ayı için hazırladığı rapora göre;

· Ukrayna’daki toplam internet kullanıcı sayısı: 13 Milyon 138 Bin (Eylül ayındaki rakam: 12 Milyon 338 Bin)

· İnternet nüfusu ağırlıklı olarak 8 bölgede toplanmış. Kiev şehri %58.8 ile en yüksek orana sahip.

· Ekim ayında internette harcanan toplam süre: 4 Milyar 538 Milyon 358 Bin dakika.

· Arama motoru kullanımı: %62 Google, %28 Yandex ve %4 Mail.ru ilk 3’ü oluşturuyor. Fakat sadece Ukraynalı kullanıcılara baktığımızda ise Google’ın kullanım oranı %75 civarında.

· Arama motorlarında ne aradıklarına bakarsak, ilk 30 içerisinde en çok otomobil ve ilgili içeriklerin arandığını görüyoruz. Genel olarak baktığımızda en çok aranan kelimelerin listeleme sitelerine ulaştığını görebiliriz. (Otomobil, emlak, iş Portalları vb.)


Bu yazı Konuk Yazar tarafından yazılmış olup Webrazzi.com'da yayınlanmıştır.
Sponsorlarımız: Virgül l ReklamStore l SadeceHosting l Sendloop.com l Daha.Net Hosting
Webrazzi'ye sponsor olmak ister misiniz?






Açıklama: Nurettin Özdoğan, kariyerGENÇ‘in kurucu ortağı olup, bu yazısı konuk yazar olarak Webrazzi’de yayınlamıştır.

Bu aralar çok konuşulan 2012 filmi’nde Mayalar’ın hesabına göre 21 Aralık 2012 tarihinde insanlık çağının sona ereceği inancı işleniyor. Bunun büyük felaketlerle birlikte geleceğine inanılıyor.

Filmin de etkisiyle 2012 yılı bir anlamda merak edilen geleceğin sembolü haline geldi. İnanılmaz bir hızla gelişen internet sektöründe “Hangi alanlar gelecekte parlayacak?” sorusu biz internet girişimcilerinin kafasını sürekli kurcalayan bir konu. Zira biz internet girişimcilerinin doğasında “Seri girişimcilik” yatmakta.

İşte ben de bu yüzden internet sektörünün 2012 yılında parlayacak olan alanlarına doğru kısa bir yolculuk yapmak istiyorum sizlerle.

1) Augmented Reality: Türkçe’deki karşılığı “Arttırılmış gerçeklik” olan bu teknoloji gerçek dünyada fiziksel objelerin ve canlıların görüntüleri ile bu görüntülerin bilgisayar ortamında yorumlanması işlevine yaramakta. Now Juniper Research’e göre 5 yıl içinde bu pazar $732 milyon’a kadar çıkması bekleniliyor. Şu anda iPhone ve Android telefonlara yönelik augmented reality uygulamaları geliştiren Layar, Junaio ve Wikitude gibi şirketler dikkatleri üzerlerine oldukça çekmiş durumda.

2) Social Gaming: Facebook’taki Farmville çılgınlığından sonra dikkatler Social Gaming alanında en büyük oyunculardan biri olan Zynga‘ya çevrilmişti. Geçtiğimiz haftalarda Seri B olarak $15.2 milyon yatırım alması bile bunun en büyük göstergesi. Yine en büyük oyunculardan biri olan Playfish’in Electronic Arts tarafından $400 milyona satın alması bu pazarın geleceğinin ne kadar parlak olduğunu bizlere bağırıyor. Sosyal ağlarının gelişmesi ve bu konuda “virtual goods” gibi yeni gelir modellerinin bulunması Social Gaming’i oldukça çekici hale getiriyor.

3) Online Travel: İnternet analistleri gelişmiş ekonomilerde oldukça iyi ancak Türkiye’de bakir olan online seyahat pazarının gelecek yıllarda daha da rekabetin kızışacağına işaret ediyor. Online seyahat sektörü Expedia, Opodo, booking.com, Priceline gibi online rezervasyon sitelerinin başarısından sonra evrim geçiriyor. Şimdi tatil severler tripadvisor, tripit, dopplr gibi tatil planlama sitelerini kullanarak nereye gideceklerine karar verip en uygun fiyata yönlendiriliyorlar. Bu sitelerin mobil uygulamalarla desteklenmesi bu işin geleceğine dair bize bir hayli işaret veriyor. Dünyanın en büyük online seyahat pazar araştırma şirketlerinden PhoCusWright bu pazarın teknolojiyle birlikte kızışacağını öngörüyor.

4) Mobil uygulamalar: Bir şirkette iş geliştirme yöneticisi olan ev arkadaşımın akşam laptopunu açmaması sadece cep telefonundan saatlerce internette sörf yapması son zamanlarda en ilginç gözlemlediğim olaylardan biri. Silikon Vadisi’ndeki arkadaşlarımın “Nurettin burada millet internet startupları yapmayı bırakıyor, çoğunluk mobil uygulamalar sunan startuplar peşinde” sözleri rüyalarıma giriyor. iPhone ve Android platformlarına uygulamalar yazan binlerce startup bir anda türedi dünyada. Bugün Y Combinator, Techcrunch 50 ve Seedcamp gibi platformların seçtiği startupları incelediğinizde mobil uygulama sayısının ne kadar çoğaldığını görmeniz zor olmayacaktır.

Neden bahsediyorduk, 2012 filminin afişindeki slogan gibi: “Bizi uyarmışlardı.”…

Bu yazı Konuk Yazar tarafından yazılmış olup Webrazzi.com'da yayınlanmıştır.
Sponsorlarımız: Virgül l ReklamStore l SadeceHosting l Sendloop.com l Daha.Net Hosting
Webrazzi'ye sponsor olmak ister misiniz?




Yaklaşık olarak 1,5 yıldır Türkiye’den erişimi engelli olan dünyanın en popüler video paylaşım servisi YouTube için önemli bir somut adım İnternet Teknolojileri Derneği (INETD) tarafından atıldı. Dernek Türkiye’deki erişim engelleme kararına karşı denediği tüm yolların bitmesinden dolayı konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşıdı.

NTVMSNBC’nin haberine göre INETD Başkanı Mustafa Akgül yaptıkları başvuru ile ilgili şunları söyledi:

“Ülkemizde itiraz edebileceğimiz başka makam kalmadığı için geçen hafta AİHM’ne başvurmak zorunda kaldık. AİHM’e başvurumuzun ana noktası, yasaklamanın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesi olan ifade özgürlüğünü ihlal etmesidir. Yasaklanmak istenilen videolara nesne temelli filtreleme uygulama mümkün iken bu uygulanmayarak, tüm yurttaşlarımızın bu uluslararası paylaşım ortamından yararlanmaları, bu ortamda kendilerini ifade etme özgürlüklerine orantısız bir şekilde kısıtlanmaktadır.

Yasaklama, sözleşmenin 6. maddesine aykırı olarak sakıncalı videolarla hiçbir bağlantısı olmayan kişilere kısıtlama getirilmekte, hiçbir yargılama yapılmadan bir tedbir kararı kesin bir karar gibi uygulanmakta, bundan zarar gören kişilerin hakkını arama hakkına sınırlama getirmektedir. Verilen tedbir kararı kısa bir süre için geçerli olması gerekirken, tedbir kararı yinelenmeden geçen yılın mayıs ayından beri uygulanmaktadır. Tedbir kararı öncesinde de ne bir savunma alma çabası olmuş, ne de bilirkişiye başvurulmuştur. Bir başka deyişle, bu yasaklama kararının bir hukuk faciası olduğu kanısındayız.”

Bugün dünyada video paylaşımı denildiğinde akla ilk gelen servis olan YouTube, sadece kişisel kullanım değil, akademik paylaşımlar için de yoğun olarak kullanılmaktadır. Bu konuyu da göz önüne aldığımızda YouTube’a erişimin engelli olması hem bilgiye erişim hem de dünya standartlarında sunulan bu teknolojik imkankandan faydalanamamak anlamına gelmektedir. Bu konuyla ilgili olarak da Mustafa Akgül şunları söylüyor:

“Youtube gibi milyonlarca kişinin kullandığı, milyonlarca nesnenin bulunduğu internet sitelerini tümden kapatmak yerine, sakıncalı bulunan nesnelere erişimi engellemek mümkündür. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, bunu yapacak idari, mali ve teknik beceriye sahiptir. Kamuoyunun yeterli baskı yapmaması nedeniyle gündeme alınmamaktadır.”

YouTube’un Türkiye’den erişiminin engelli olmasını basit bir video sitesi yasağı olarak değerlendirmek herkesi yanlış yönlendirebilir. Çünkü YouTube bugün dünya çapında video içeriği konusunda hem en önemli kaynak hem de özellikle web geliştiriciler, şirketler ve online yayınlar için en önemli servistir. Kendi adımıza konuşmam gerekirse, YouTube’u Webrazzi için bir video servisi olarak kullanamıyor olmanın dönem dönem olumsuz etkilerini görüyoruz diyebilirim.

Elbette bugün Türkiye’de önemli bir çoğunluk hali hazırda YouTube’a erişebiliyor ancak bu bir çözüm olarak kabul edilmemeli ve durum bu şekilde kabullenilmemelidir.

AİHM’ye yapılan başvuru nasıl ve ne zaman sonuçlanır bilemiyorum, ancak YouTube engellemesinin ülkemizde çözüme ulaşması adına bu başvuruyu ciddi bir adım olarak görüyorum. Umarım hem ülkemiz resmi makamları hem de YouTube şirket yetkilileri tarafından konu kısa süre içinde tekrar gözden geçirilmeye başlanır.

Bu konudaki tüm yazılarımda belirttiğim gibi, YouTube engellemesinin sadece imaj olarak değil, bütününde ülke ekonomisine de ölçülebilecek ekonomik zararları olmaktadır. Sanırım bu konuda bir araştırma yapmanın ve konuyu sayılarla ortaya dökmenin de zamanı geliyor…

Bu yazı Arda Kutsal tarafından yazılmış olup Webrazzi.com'da yayınlanmıştır.
Sponsorlarımız: Virgül l ReklamStore l SadeceHosting l Sendloop.com l Daha.Net Hosting
Webrazzi'ye sponsor olmak ister misiniz?



Google’ın interneti yutabileceğini sorguladığım yazıdan bu yana Google’ın atılımları beni bu konuda daha derin düşünmeye itiyor. Bu fikri tekrar alevlendiren son haber Gmail’in geçtiğimiz günlerdeki yeniliği oldu.

Bilindiği üzere Google Gmail’de daha önce sunduğu offline (çevrimdışı) özelliği ile internet erişimi olmayan mekanlarda da e-posta bağımlılığımızı sürdürebilmemizi sağlıyordu. Şimdi ise Gmail’in offline dosya yükleme eklentisininin duyurulması sanki Google’ın kullanıcılarını bir an olsun yalnız bırakmak istemediğini gösteriyor.

Labs‘dan etkinleştirebileceğiniz Gmail Offline ile artık dosyalarınızı internetin olmadığı ortamlarda da e-postalarınıza ekleyebileceksiniz. Böylece herhangi bir kesintide dosya yüklemeleriniz de aksamayacak.

Ofis servislerini online ortama taşıyan ve artık çoklu kullanımı mümkün kılan Google, Cloud Computing ile herşeyi sadece internet bağlantısı altına almaya çalışsa da Gmail’deki çıkış ile bu ağdan kopulabileceğini unutmadığını da gösteriyor.

Google’in tüm sosyalleşme ataklarının üstüne gelen bu yenilik, ansızın duyurulan Chrome OS ile iyice bütünleşiyor. Çünkü Eric Schmidt’in yanaşmadığı işletim sistemi konusunda üretim kararı alan Google yönetiminin tek başına bir internet kapsülü yaratmak istediği görülüyor ve internetin dışına taşıldığında da kapsülün işe yaraması gerekiyor. Şu sıralarda usb bellek üzerinden çalıştırılan Chrome OS hakkında bazı kaynaklar yeni işletim sisteminin netbooklar ile dağıtabileceğini iddia ediyor ki, bu da erişilmek istenen noktayı bize daha rahat gösteriyor.

Diğer yandan Android ile mobil cihazlara giren ve yeni yıla yetişeceği dedidokuları dolanan Google Phone, Google Voice için önemli bir yenilik olacak ve Google hem web hem de mobilde senkronize bir ağ oluşturacak. Google mobil ayağını tamamladığında Latitude ile de bu konuda gücünü gösterecek.

Apple ile yaşanan anlaşmazlıklar ve Microsoft ile yaşanan büyük rekabet Google’ın herşeyi kendi kendine çözmek istemesini mi tetikliyor bilinmez ama bu vizyonla gelecekte internetin Google diye adlandırılmasını mümkün görüyorum. Bu deyişi ciddiyetsiz bulmuyorum, çünkü açık kaynak programların yaygın olduğu Güney Amerika’da internette sörf yapmanın çocuklar arasında ‘Mozilla Yapmak‘ gibi adlandırıldığını hatırlıyorum.

Tabi bu tekele karşı Microsoft Bing‘i ve Windows 7‘yi ısrarla güçlendiriyor ve Apple gibi diğer büyük üretici ve yazılım şirketlerinin de farklı atakları konuşuluyor. Ama ne olursa olsun, gelecekte en azından bir kısmımız internete Google ile bağlanacak. Bugün bile internete Google ile açılan sayısız insan olduğunu düşünürsek bu bakış da çok uzak sayılmaz.

Bakalım dijital dünyanın yeni adı gelecekte “İnternet mi olacak Google mı?”!

Bu yazı Fırat DEMİREL tarafından yazılmış olup Webrazzi.com'da yayınlanmıştır.
Sponsorlarımız: Virgül l ReklamStore l SadeceHosting l Sendloop.com l Daha.Net Hosting
Webrazzi'ye sponsor olmak ister misiniz?



Yeni nesil açık artırma servisi olarak yakın zamanda sektöre giriş yapan BigiBid.com farklı bir iş modeli ile kullanıcılarının satıştaki ürünlere en düşük rakamla sahip olmasını sağlamayı hedefliyor. Sıfır “0″ TL’den başlayan açık artırmalarda, kullanıcıların teklif vermesi ile fiyat yukarıya çekiliyor. Bu sırada geri sayım sürüyor ve her teklif verildiğinde süreye “30″ saniye ekleniyor. Açık artırmanın sonunda, yani süre dolduğunda, son teklifi kim versiyde ürün o fiyattan o kullanıcıda kalıyor.

Dünyada bu modeli uygulayan ve oldukça popüler olan Swoopo gibi Türkiye’de de BenKazanicam.com bir süre önce dikkatimizi çekmişti. Zaten, Google üzerinde “Swoopo Clone Script” gibi bir arama yaparsanız, modelin popülaritesi hakkında da bir fikir sahibi olabilirsiniz.

İş modeli olarak ciddi bir zeka ürünü olmasının yanında, elbette güvenilirlik anlamında da soru işaretlerini beraberinde getiren bir kurgudan bahsediyoruz. Hazır scriptlerle kurulması oldukça kolay olan modelin, şeffaf olmaması durumunda grişim sahibinin kaybetme ihtimalini ortadan kaldırıyor olması da ayrı bir konu. Bu sebeple BigiBid.com kurumsal yapısı ve Yönetim Kurulu Başkanı koltuğundaki isim Tanju Erkoç ile dikkatimizi çekti ve sizlerle paylaşmaya değer gördük.

Tanju Erkoç’u Webrazzi okuyucuları arasında tanıyanlar ve ismine aşina olanlar olacaktır. Kendisi sektörün önemli şirketlerinde üst düzey pozisyonlarda bulunmuştu. eKolay’ın CEO’su ve Ultra Kablolu TV ve Telekomünikasyon’un Genel Müdürü olduğu dönemleri hatırlayanlar vardır.

Tekrar BigiBid.com’un iş modeline dönecek olursam, servis bünyesinde teklif veren kullanıcılar açık artırmayı kazanamasa bile, hesaplarında biriken teklif rakamlarını 24 saat içinde “hemen al” türündeki satış işlemlerinde indirim olarak kullanabiliyorlar. Ancak bu sunulmuş olan çok da önemli bir imkan mıdır bilemiyorum… Çünkü güven unsurunun belki de en hassas konu olduğu bu modelde, bir süre sonra kullanıcılar arasından çıkacak tepki sesleri olacağını tahmin ediyorum.

Diğer taraftan piyasada bulabileceğiniz Swoopo hazır scriptlerindeki “never lose” (hiç kaybetme) seçeneği ile bu modelin teknik olarak ne kadar kolay manipüle edilebileceğini de göz önüne almak gerekiyor. Uzun lafın kısası, “şeffaflık” ve “güven” konularında son derece hassas olacaklarını ifade eden BigiBid yönetiminin bu konudaki tutumu sektörde ne kadar uzun soluklu olabileceklerini ortaya koyuyor olacaktır diye düşünüyorum.

Doğru uygulanırsa iş modeli olarak kullanıcılarına ciddi değer yaratabilecek olan BigiBid’in, yönetim ekibini göz önüne alarak güven temelindeki prensiplerinin arkasında duracaklarını umuyorum.

Son olarak, eğer bugüne kadar BigiBid’i kullanan, inceleyen ya da benzer girişimleri daha önce denemiş okuyucularımız varsa yorumlarını ve tecrübelerini paylaşırlarsa memnun oluruz.

Bu yazı Arda Kutsal tarafından yazılmış olup Webrazzi.com'da yayınlanmıştır.
Sponsorlarımız: Virgül l ReklamStore l SadeceHosting l Sendloop.com l MyHosting
Webrazzi'ye sponsor olmak ister misiniz?



Daha önce sırasıyla Gold Bilgisayar (b2c), Metro Elektronik (b2b), Hızlıal (b2c), Sanalpazar (c2c) hayata geçiren Gold Grup, bu girişimlerine 2009 Nisan ayında Dopdolu (b2c) ile bir yenisini ekledi. Burada aklımıza gelen soru şuydu: Neden aynı gruba ait aynı modelde birden fazla internet sitesi kurulmuştu? Konu ile ilgili sorularımızı Dopdolu İş Geliştirme ve Operasyon Müdürü Umut Ünlü’ye yönelttik.

Kendisinin cevabı şu şekilde oldu: Gold.com.tr, Gold zincir mağazalarının internet yüzüdür. Yani Gold Zincir Mağazaları’nda satılan IT ağırlıklı bütün ürünler aynı zamanda Gold.com.tr’de de satılır. Satılan ürünler Gold Merkez’den sevk edilir. Hızlıal ise, bebek arabasından, olta iğnesine, cep telefonundan LCD TV’ye kadar bütün tüketici ürünlerinin satıldığı bir online alışveriş sitesidir.

Peki Dopdolu’nun farkı ne? E-ticarette en büyük sorunlardan bir tanesi sipariş edilen ürünlerin geç gelmesi. Dopdolu’nun dikkatimizi çeken ve fark yarattığı nokta burada ortaya çıkıyor. Gold Grup ülke çapında 150′den fazla üyesi bulunan bir franchise ağına sahip. Bu şubeler kullanılarak ürünler merkezden değil hangi ildeyseniz o mağazadan aynı gün içinde ve bedava kargo ile gönderiliyor. Sebebi ise dopdolu.com.tr’nin Gold şubelerinde satılan fırsat ürünlerinden oluşması. Böylelikle online ile offline ticaret başarılı bir şekilde entegre edilmiş oluyor. Yani, dopdolu.com.tr bu kurgu ile lokal bir fırsat mağazasının e-ticaret sitesiymiş gibi hareket ediyor.

Türkiye’de e-ticaretteki bir diğer sorun ise Türk kullanıcıların genel olarak ürünleri karşılaştırmak, özelliklerine, fiyatına bakmak için interneti kullanmaları ama online alışveriş yapmak istememeleridir. Anladığım kadarıyla, Gold Grup bu tehdidi, sahip olduğu franchise yapısı sayesinde fırsata çevirmeyi amaçlamış. Eğer klasik bir tüketici gibi ürünü dokunarak almak isterseniz kendi ilinizdeki Gold bayisine gidiyor ve ürüne Dopdolu.com.tr’deki fiyattan sahip olabiliyorsunuz.

Şu aşamada konuyla ilgili olarak merak ettiğimiz bir soruyu da sorup, hep birlikte cevabını bulmak istiyoruz. Zaman ayırır aşağıdaki anketimize katılırsanız seviniriz.

Note: There is a poll embedded within this post, please visit the site to participate in this post's poll.

Bu yazı Hasan Başusta tarafından yazılmış olup Webrazzi.com'da yayınlanmıştır.
Sponsorlarımız: Virgül l ReklamStore l SadeceHosting l Sendloop.com l MyHosting
Webrazzi'ye sponsor olmak ister misiniz?